18-10-2017 | Bugünkü SONHABER
75 kilo ‘skunk’ ele geçirildi 75 kilo ‘skunk’ ele geçirildi
Şehidimizin kızlık soyadı da eklendi Şehidimizin kızlık soyadı da eklendi
Bilirkişilik Temel Eğitimleri başlıyor Bilirkişilik Temel Eğitimleri başlıyor
Kemer hayat kurtardı Kemer hayat kurtardı
11 Ekim 2017 Çarşamba, 10:47
Kararname tepkisi
Türkiye Barolar Birliği Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu üyesi Av. Bülent Kaçar, TBMM ‘de görüşülmeye başlanacak olan...

Türkiye Barolar Birliği Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu üyesi  Av. Bülent Kaçar, TBMM ‘de görüşülmeye başlanacak olan kararnamelerdeki değişikliklerin arasında bulunan "jeolojik haritalama, jeofizik etüd, sismik, karot, kırıntı ve numune almaya yönelik sathi hazırlık işlemleri içeren faaliyetler için çevresel etki değerlendirmesi kararı aranmaz" cümlesi tasarıdan çıkartılması gerektiğini belirtti.

 

Av.Bülent Kaçar yayınladığı bildiride TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyelerinin ve Kamuoyunun bilmesi gerekenler diye not düştüğü bildiride ÇED’in gerekli olduğunu vurguladı.

 

Av.Kaçar,  “Meclis Başkanlığı'na 27 Eylül’de sunulan “Bazı Vergi Kanunları ile Kanun ve kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” çevrenin dönüşü olmayacak yıkımına yol açacak düzenlemeler içermektedir.

 

10 Ekim Salı günü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda maddeleri üzerinde görüşmelere başlanacağı bilgisi alınmıştır. Kamuoyunu ve Komisyon üyelerini bilgilendirmek ve duyarlılığa davet için, Türkiye Barolar Birliği Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu olarak, tasarının ilgili maddelerine ilişkin görüş ve önerilerimizi sunuyoruz.

 

Kanun tasarısının; 54.maddesi ile “Madencilik Faaliyetlerinde İzinler” başlıklı 7.maddenin onbirinci fıkrasının, birinci cümlesi değiştiriliyor. Buna göre çevreye ilişkin Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) ve diğer izin süreçleri 3 ay içinde bitirilmezse izin verilmiş sayılacak.

 

Tasarı; “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.” hükmünü içeren Anayasanın 56.maddesi ile "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez" kuralını getiren Çevre Kanunu'nun 10.maddesi ile Türkiye'nin taraf olduğu çevre koruma sözleşmeleri, madencilik faaliyetleri için yürürlükten kaldırılmaktadır. Kanun değişikliği ile anayasa ve uluslararası sözleşmeler ilga edilemez.

 

Bu tasarı yasalaşırsa, madencilik faaliyetleri için alınması zorun Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) kararı, çevre izin ve lisansları, orman tahsisi, işyeri açma ve çalışma (gayrisıhhi müessese) ruhsatları, imar izinleri, kamu hizmetine ya da umumun yararına ayrılmış yerlere 60 metre, özel mülklere 20 metre dahilinde madenciliğe izin ile diğer izin ve ruhsatlar için yapılan başvurular 3 ay içinde sonuçlandırılmazsa izin verilmiş sayılacak. Böylelikle madencilik faaliyetleri her türlü denetimden muaf, dokunulmaz faaliyetlere dönüştürülmek istenmektedir. Oysa madencilik çevreye en fazla zarar veren, iş güvenliği açısından en tehlikeli faaliyetlerin başında gelmektedir. Tasarının gerekçesinde yer alan 'çevreye duyarlı madencilik" tasarının kendisi ile tezattır. Tasarının yasalaşması, maden işletmesi yapılan alanları yaşanmaz hale getirecek, yeni Soma facialarının önünü açacaktır.

 

Bu nedenlerle 54.madde tamamıyla tasarıdan çıkarılmalıdır.

 

• Tasarının 55.maddesi ile “Maden Teşvik Tedbirleri” başlıklı 9.maddesine eklenen fıkra ile orman alanlarında yapılacak madencilik faaliyetleri için ilk 10 yıl için herhangi bir bedel alınmayacağı düzenlemesi getiriliyor.

 

Anayasa'nın 169. maddesinden gerekçesinde de belirtildiği gibi maddenin birinci fıkrası doğal kaynaklarımızın en önemlilerinden biri olan ormanların korunması ve sahaların genişletilmesi için Devlete gereken tedbirleri alıp kanun koymayı ve bütün ormanların gözetimi ödevini getirmektedir. (AYM., 13.09.2000 tarih ve E:2000/21, K:2000/16 sayılı kararı) 3. fıkrası "Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez." anayasal kuralını getirmektedir. Anayasanın bu düzenlemesine rağmen orman alanlarının madenciliğe açılması orman varlığımıza çok büyük zarar vermektedir. Tasarının bu maddesi ile orman varlığına büyük zararları olan madencilik faaliyetleri için 10 yıl boyunca ağaç bedeli dahi alınmaması sağlanmaya çalışılıyor.

 

Tasarı yasalaşırsa madencilik adı altında 'hiç bir yükümlülük aranmadan' orman alanları talana açılacaktır. Madde tasarıdan çıkartılmalıdır.

 

• Tasarının 56.maddesi ile Maden Kanunun “Arama Faaliyetleri” başlıklı 17.maddesinin ikinci fıkrasının beşinci cümlesi değiştirilerek "jeolojik haritalama, jeofizik etüd, sismik, karot, kırıntı ve numune almaya yönelik faaliyetler için ÇED kararı aranmayacağı” düzenlemesi öngörülüyor.

Tasarının gerekçesinde "madencilik faaliyetlerinin her aşaması Çevre Kanununun izin ve lisans süreçlerine dahil olduğu" belirtilmektedir. Yukarıda da belirtildiği gibi tasarının 54.maddesi ile bu izin ve lisans süreçleri etkisiz hale getirilmektedir. Bu maddesi ile madencilik için sağlanmak istenen "çevre koruma mevzuatı muafiyeti" arama faaliyetleri ile başlatılmaktadır. Sözü edilen arama faaliyetlerinin çevreye zarar vermeyeceğine peşinen karar verilemez. Arama faaliyetinin yapılacağı alanın özellikleri, aramanın yoğunluğu gibi faktörler çevreye olası etkiler için belirleyicidir. Son yıllarda maden arama faaliyetlerinin Kazdağları'nda ve diğer hassas bölgelerde yarattığı çevresel zararlar göz önüne alındığında tasarının bu maddesi de sağlıklı çevrede yaşama hakkını ortadan kaldıracak niteliktedir.

 

Bu nedenle "jeolojik haritalama, jeofizik etüd, sismik, karot, kırıntı ve numune almaya yönelik sathi hazırlık işlemleri içeren faaliyetler için çevresel etki değerlendirmesi kararı aranmaz" cümlesi tasarıdan çıkartılmalıdır”denildi.

 

Harun Aker

11 Ekim 2017 Çarşamba, 10:47
   YORUMLAR
   YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:



   DİĞER HABERLER
18.10.2017, 10:46 - “Bizde din, ırk ve mezhep ayrımı yok”
18.10.2017, 10:45 - İnağ, “İthalat çözüm değil, çözüm üretimde”
18.10.2017, 10:44 - Atık arıtma tesis ihalesi yapıldı
18.10.2017, 10:43 - Velilerin yol isyanı ses getirdi
18.10.2017, 10:42 - Budak, Ege Üniversitesi Rektörü oldu
18.10.2017, 10:41 - Hakim karşısına çıktılar
18.10.2017, 10:40 - Gaytancıoğlu sordu...
18.10.2017, 10:39 - 24 saat TIR geçişine kapatılacak
18.10.2017, 10:38 - Ahunbay, “Dünya Mirası Listesi’ndeki Eserler Korunmalı”
18.10.2017, 10:37 - Bahçeşehir’den tanışma kahvaltısı
18.10.2017, 10:36 - AGD’den aşure ikramı
18.10.2017, 10:35 - “Altın Voltaj” ödülüne layık görüldü
17.10.2017, 10:53 - Memba kalitesinde suya kavuşuyoruz
17.10.2017, 10:51 - Ek süre yok, uygulamaya geçin!
17.10.2017, 10:49 - FETÖ şüphelisi 2 kişi tutuklandı
17.10.2017, 10:48 - Esnaf, “Alipaşa can çekişiyor..”
17.10.2017, 10:47 - Aslan, Bursa’da Edirne’yi temsil etti
17.10.2017, 10:46 - Edirneliler, yazarlarla buluştu
17.10.2017, 10:45 - Nar kadınları tepkili
17.10.2017, 10:44 - Mezar gerçeği..!
KİTAP FUARI
SONHABER 23 yaşında
BABALARA SEVGİ VE SAYGIYLA
Esrarengiz seyahat
Kalp ağrısı
İslamda israf haramdır
Kazanıyoruz mu yoksa kaybediyor muyuz?
Erikli sahilinden öneriler, şikayetler ve teşekkür
    Hakim karşısına çıktılar
    Velilerin yol isyanı ses getirdi
    Budak, Ege Üniversitesi Rektörü old
    Atık arıtma tesis ihalesi yapıldı
    24 saat TIR geçişine kapatılacak
    “Bizde din, ırk ve mezhep ayrımı yo
    EDİRNE İL ÖZEL İDARESİ DESTEK HİZME
    İnağ, “İthalat çözüm değil, çözüm ü
    Gaytancıoğlu sordu...
    75 kilo ‘skunk’ ele geçirildi
    Ahunbay, “Dünya Mirası Listesi’ndek
    Bahçeşehir’den tanışma kahvaltısı
    AGD’den aşure ikramı
    “Altın Voltaj” ödülüne layık görüld
© 2011
EdirneSonHaber.Net'in hosting hizmeti REFONA tarafından sağlanmaktadır.