21-08-2018 | Bugünkü SONHABER
Asansörlere sıkı denetim Asansörlere sıkı denetim
Kömür yardımları başladı Kömür yardımları başladı
Enez’de yol çalışmaları sürüyor Enez’de yol çalışmaları sürüyor
Çölyak hastalarına destek Çölyak hastalarına destek
24 Ocak 2018 Çarşamba, 11:08
Cep müzesi…
Bugünlerde piyasada olmayan ve yıllar önce kullanılan cep telefonlarını sergilemek için işyerinde açtığı müze ilgi odağı oldu...

Bugünlerde piyasada olmayan ve yıllar önce kullanılan cep telefonlarını sergilemek için işyerinde açtığı müze ilgi odağı oldu.

 

Edirne'nin eski esnaflarından telefon ve telsiz gibi elektronik cihaz tamiri yapan Ziver Akoğlan, iş yerinde oluşturduğu nostaljik kullanılmayan  cep telefonları müzesi ile büyük ilgi görüyor.

 

1972 yılında girdiği silahlı kuvvetlerde 4 sene aldığı elektronik teknisyenlik eğitimi ile silahlı  kuvvetlerde görev yapan Akoğlan, emekliliğinin ardından ise tayin için geldiği ve emekli olduğu Edirne'de cep telefonu ve telsiz tamir dükkanını açtı.

 

Ekrem Demiray Pasajı'nda kurduğu dükkanı ile elektronik cihazların doktoru olan Ziver Akoğlan, ilk çıkan cep telefonu serisi ile beraber günümüze kadar topladığı telefonlardan bir müze oluşturdu. Teknolojinin yıllar içerisindeki değişimini ve o cep telefonlarının insanlardaki anılarını gözlerde canlandırtan Akoğlan, bu müzenin daha da büyüyeceğini ve şimdiki neslin geçmişteki teknolojiyi görmelerini de istediğini belirtti.

 

60 yaşındaki Ziver Akoğlan " 1976'da aldığım elektronik teknisyenliği eğitimi ile Silahlı Kuvvetlerde eğitime başladım. 1981'de Edirne'ye tayin oldum. Burada eşimle tanışıp evlendik. 1998'de emekli olduğumda İzmir'e yerleşecekken, oğlum Edirne Fen Lisesi'ni kazanınca Edirne serüvenimiz başladı.

1999'da Telekominikasyon üzerine açtığım işyerim ile cep telefonu ve telsiz üzerine ağırlık verdim. Yaklaşık 20 yıldır Edirne ve Trakya Bölgesi'ne elektronik ve telekominikasyon hizmeti sundum. Ben silahlı kuvvetlerde elektronik Ast. subay okulunu bitirerek telsiz, telefonlar üzerine hizmet vermemle, emekli olduktan sonrada temel bilgilerimle bu işimi geliştirerek devam ettim. İnternet'in olması işlerimiz kolaylaştı, herşeyi takip ettik. Cep telefonlarının çıkması ile işlerimiz daha da yoğunlaştı. Hala cep telefon konusunda Edirne'de bu işi yapmaya çalışan bir kaç kişiden biriyim. Diğer telefoncu arkadaşlarımız malzeme satarak ve ufak tamiratlarla ilgileniyor.

 

"ESKİDEN SİNYAL AZ, ANTEN UZUNDU, ŞİMDİ ANTEN KISA SİNYAL ÇOK"

 

Hobimi geliştirdim ve güzel bir müze oluşturdum. Bu müzede ilk çıkan telefonlardan şimdiki neslin bilemeyeceği, hatırlayamayacağı modelleri sergilemeye çalıştık. Antenli telefonların bir çoğunu şimdiki nesil bilmez. Gençler bu telefonları görüp "anteni var?" gibi şaşırıyorlar. Tabi o zaman şebekeler zayıftı. Şimdi kuvvetli şebekeler yüzünden gerek kalmadı. Düşük sinyaller insan sağlığına zararlı değildi ancak kuvvetli antenlerle o sinyali alabiliyordunuz. Şimdi tersini yapıp, yüksek dereceli sinyal verip, bilim adamlarına göre beyin dalgalarını etkileyen vericiler var etrafımızda. Örneğin benim evimin önünde yapmış biri, su deposu diyor içinde verici var. Bunlar ister istemez antensiz telefonlara yüksek sinyal vermek lazım. Maalesef bu konuda yapacak bir şey yok.

 

"BU MÜZEYİ GÖRENLERİN ANILARI CANLANIYOR"

 

Genelde müze hep bana bağış adı altında geldi. Eski hurda olmayan, yapılamayan telefonları müşterilerimin çoğu bana bıraktı. Güvenen vatandaşlar yapılmıyorsa yedek parça olarak kullanılsın diye bıraktı ama ben müzeye dönüştürdüm. Bunu gören diğer vatandaşlarda ilgi duyup kendileri bizzat evlerindeki telefonları getirmeye başladılar. Bu telefonların maddiyatla ölçülmeyecek kadar anıları var. Bu işe başladığımız günden bugüne hem anılarım var hem de yeni nesle geçmişten bir şeyler aktarabilmek mutluluğu var. Bunları çoğu vatandaşımız bilinçsizce çöpe attı. Halbuki bunların hepsi milli servet. Ben bunların hepsinin birer anısı olduğunu düşünüyorum. Buraya gelen arkadaşlar " Ben bunu kullanmıştım, bana bunu şu hediye etmişti, bunu şuradan satın almıştım", eşi ile gelenler "sen bana bu telefonu 2000 yılında hediye etmiştin" gibi anılarını canlandırıyorlar bu da benim hoşuma gidiyor.

 

"CEP TELEFONU MÜZEM DAHA DA BÜYÜYECEK"

 

Şuanda elimde müzeye konacak daha 50'ye yakın telefon var. Bir stant elde edip, bu standı büyütüp, genişletmeyi düşünüyorum. Daha 50 telefon daha ekleyeceğim. Eskiden Samsung değil Nokia'nın telefonları çok fazlaydı. Şuan Samsung nasıl ayda 1 telefon çıkartıyorsa, Nokia haftada 3 tane model çıkartıyordu. Nokia'nın şuan 70'ye yakın telefonu var elimde. Bunlarında yaklaşık 20'sini sergiledim. Zamanında vatandaşın 3'ünden 2'si Nokia kullanırdı. Onlarda tabi daha çok anıları var herkesin. Benden sonrada bunları birilerine devredip, sergilenmesini de istiyorum. Herhangi bir maddi beklentim yok, benden sonra sergilenmesini isteyeceğim.

 

"ÖZEL ESKİ TELEFON BAĞIŞLARI BİLE YAPILIYOR"

 

Ben müzeye bağış kabul ediyorum. Örneğin bir müşterim geldi ve benim oğlum öldü, onun telefonunu vermek istiyorum hatıra olarak sergiler misin, ama üstüne ismini yazar mısın?" dedi. Bende Utku'dan diye öyle yazdım. Her telefonun bir anısı var. Müzede en bilinenlerden Matrix Filmi'ndeki kullanılan Nokia 8110 var, 2000 yılında en çok satan Nokia 3310 milenyum telefonu var, Erikson 337 ve 388 çıktı, etrafları çelik şaseli olduğu için bunlarla ceviz kırılırdı.

 

"ASELSAN HALA TELEFON ÜRETSEYDİ ŞUAN DÜNYA MARKASIYDI"

 

Bizim yerli firmamız Aselsan telefon üretmişti. Bunu 1999-2000 yılında yaptı. Sene şuan 2018, eğer bunu geliştirseydi dünyada 1 numara olur ilk 3'e girerdi. Ama Aselsan savunma sanayine dönüşünce cep telefonundaki üretimini azalttı. Çoğu yerli malı tercih eden vatandaşımız Aselsan'ı seçerdi.

 Çok telefon geldi geçti ama şimdi hepsi sahneyi Samsung ve İphone'a bıraktı. İphone bile Samsung'la baş edemiyor. Çünkü dünya markası, ama İphone dünyaya değil belli bir kesime hitap ediyor.

 

"30 YIL SONRAKİ TEKNOLOJİYİ HAYAL EDEMİYORUM"

 

Ben önümüzdeki 20 yılı merak ediyorum. 30 yıl önce bunlar yoktu, 20 yıl önce bu cep telefonu işi başladığında, bugünlere gelinmesi hayaldi. Ben 2050 yıllarını düşünüyorum, hiç telefonun makinesi olacağını zannetmiyorum. Belki deri altına konulacak bir çiple bütün haberleşmeyi sağlayacaksınız, belki kulak arkasına takılacak çiple ne istiyorsanız yapıp, şarj gibi problemler kalmayacak. 80 sene önce buharlı arabalardan şimdiki elektrikli arabalara kadar, nerelerden nerelere gelindi. 2100'lü yılları hayal bile edemeyiz. Teknoloji son 50 yılda, 200 yıllık bir hamle geliştirdi.

 

"BELGESİZ TELEFONCUYA YARALI GÖTÜRDÜĞÜNÜZ TELEFONU ADAM ÖLDÜRÜYOR"

 

Piyasayı çok takip edemiyorum ancak bu işi yapmaya çalışanlara büyük bir denetimsizlik var. Ben iş yerimi açarken yeni araba alır gibi iş yeri çalışma ruhsatı, ustalık belgesi, vergi levhaları tam olması lazım ama hiç bir cep telefonu dükkanında ustalık belgesi yok. Bu işi yapmak isteyen 3 sene çıraklık, 2 sene ustalık okuması lazım çıraklık okulunda. Ama kimse gitmiyor kimse ve temel kimsenin bilgisi yok, bir iki arkadaşın pratik bilgileri var. Çırak olmadan usta olunmaz. Bunlar direk usta oluyor. Sonra vatandaş cep telefonunu götürdüğünde olmuyor diyip geri veriyorlar. O telefonu bana getiriyorlar, vidalar eksik, bantları yok. Siz yaralı götürdüğünüz telefonu adam öldürmüş. Tanıdık diye gidiyorlar, yazık günah bunların denetim altına alınıp, belgelendirilmesi gerekiyor. Pil, kapak satmakla teknik servis olunmaz. Bu işi yapmak isteyen gençler kolay para kazanmak istiyor, bu işin temelini öğrenmek isemiyor. Az para, öz para kazanma derdin değiller. Kısaca gelecekte tecrübesiz arkadaşların elinde kalacağını düşündüğüm için, hizmet sektörünün bu bölümlerinin denetim altına alınması lazım" şeklinde ifade etti.

 

Erkan Ekşi

24 Ocak 2018 Çarşamba, 11:08
   YORUMLAR
   YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:



   DİĞER HABERLER
18.08.2018, 11:07 - Yunanlı askerlerin tahliyesi Edirne’ye yaradı
18.08.2018, 11:05 - Uyuşturucu bu hale getirdi
18.08.2018, 11:03 - Şifayı Edirne'de buldu
18.08.2018, 11:01 - “Kömür İşletmesi sağlığı bozdu”
18.08.2018, 11:00 - Edirne'de iki deprem
18.08.2018, 10:58 - İkramiyeler alınıyor
18.08.2018, 10:56 - Kapılar da gurbetçi ve TIR kuyruğu
18.08.2018, 10:53 - 1. ve 2. Deprem kuşağındayız
18.08.2018, 10:51 - T.Ü. Güzel Sanatlar'a yoğun İlgi
18.08.2018, 10:50 - T.Ü’ye yabancı öğrenci tercihi
18.08.2018, 10:47 - Vali, yapılan yolları denetledi
18.08.2018, 10:46 - Yabancı öğrencilerden Türk lirası desteği
17.08.2018, 10:56 - Kırmızı düdüğe dikkat
17.08.2018, 10:54 - Düveler sahiplerini buldu
17.08.2018, 10:53 - Bayram süresince ücretsiz
17.08.2018, 10:52 - Gururla dalgalanacak
17.08.2018, 10:50 - Öğrenci duyarlılığı
17.08.2018, 10:47 - Vali onayladı
17.08.2018, 10:45 - Canlı bağışlarınız huzurevine
17.08.2018, 10:43 - Kurbanın sayısal boyutu
CESARET
SONHABER 23 yaşında
ENEZ’DE FARKLI BİR GÜN
Esrarengiz seyahat
Kalp ağrısı
İslamda israf haramdır
ZOR YILLARDAN GEÇİYORUZ..
Çocuklarda Mahremiyet Eğitimi
© 2011
EdirneSonHaber.Net'in hosting hizmeti REFONA tarafından sağlanmaktadır.
xx