21-08-2018 | Bugünkü SONHABER
Asansörlere sıkı denetim Asansörlere sıkı denetim
Kömür yardımları başladı Kömür yardımları başladı
Enez’de yol çalışmaları sürüyor Enez’de yol çalışmaları sürüyor
Çölyak hastalarına destek Çölyak hastalarına destek
12 Şubat 2018 Pazartesi, 10:47
15 yaşında diyabetle mücadele
15 yaşındaki Onur Can Keskin, dört yıl önce tanıştığı diyabetle mücadele için her gün dört kez insülin iğnesi oluyor, kan şekerini de parmaklarına iğne batırarak ölçüyor...

15 yaşındaki Onur Can Keskin, dört yıl önce tanıştığı diyabetle mücadele için her gün dört kez insülin iğnesi oluyor, kan şekerini de parmaklarına iğne batırarak ölçüyor.

 

 Onur Can Keskin, dört yıl önce 11 yaşında tanıştığı diyabetle mücadelesini insülin tedavisiyle sürdürüyor. İnsülin iğnesi ve kan şekeri ölçümü nedeniyle parmaklarının acıdığını söyleyen Keskin, "Okulda kalemle deftere yazı yazarken parmağımdan bazen kan çıkıyor ama hayallerim, amaçlarım var öğretmen olmak istiyorum." dedi.

 

ÇOK YİYİYORDUM

 

Edirne Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 9. sınıf öğrencisi 15 yaşındaki Keskin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hastalığının aşırı yemek tüketimi ve üzüntü sonucu ortaya çıktığını söyledi.

 

Ailesinin dikkatiyle hastalığına teşhis konulduğunu belirten Keskin, "Halam 4 yıl önce hastaydı, ona çok üzülmüştüm. Ayrıca haddinden fazla yemek yiyordum, su içiyordum. Gün içerisinde küçük tuvaletimi çok sık yapıyordum, halsizdim. Bu durumumdan ailem şüphelendi. Hastaneye gittik. Kan ve idrar tahlili yaptılar. Bunların sonucunda da diyabet olduğumu öğrendim." diye konuştu.

 

ÇOK ÜZÜLDÜM

 

Teşhisin ardından çok üzüldüğünü ifade eden Keskin, şunları anlattı: "Şeker hastalığının, diyabetin yaşlı hastalığı olduğunu sanıyorduk. 'Bu genç yaşımda niye ben' diye sormuştum... Daha sonra öğrendim ki hem benim yaşımda hem de benden küçüklerde bu hastalık varmış. 15 gün hastanede yattım, çeşitli tedaviler uyguladılar. Daha sonra diyetisyene çıktım. Yiyecek ve içecek konusunda hiçbir şekilde kısıtlama getirmediler. Her şeyi yiyebiliyorum ancak az miktarda sık öğünlerle. Cips, kola, gazoz, çikolata yiyemiyorum. Zaten bu ürünleri diyabeti olmayan kişilerin de tüketmesini önermiyorum, gerçekten zararlılar."

 

DÖRT KEZ İNSÜLÜN

 

Tedavisi sırasında kalem iğneyle günde dört kez insülin uyguladığını belirten Keskin, bunu yapmamasının olumsuz sonuçlar yaratabileceğini kaydetti.

 

Keskin, "Diyabet hastaları buna bağlı yaşıyor. Ayrıca kan şekerimi ölçerken her seferinde parmaklarıma iğne batırıyorum. Parmaklarım kevgire döndü, canım acıyor. Okulda kalemle deftere yazı yazarken parmağımdan bazen kan çıkıyor. Ama hayallerim amaçlarım var öğretmen olmak istiyorum." diye konuştu.

 

"AİLELER ÇOCUKLARINI ÇOK İYİ GÖZLEMLESİN"

 

Anne Fethiye Keskin de oğlunun diyabet olduğunu öğrendikten sonra çok üzüldüğünü ancak hastanede iyi bir tedavi süreci geçirdiğini ve bu tedaviye devam ettiğini kaydetti.

 

Keskin, "Diyabet her hastalık gibi değil. Dilinden anlarsan her şey yolunda gidiyor. Çok şükür diyabetin tedavisi var. Oğlumun diyabet olduğunu hal ve hareketlerinden anladık. Çok su içiyordu, halsizdi. Kısa sürede doktora götürdük. Allah'a şükür kısa sürede fark ettik. Aileler çocuklarını çok iyi gözlemlesin. Küçük yaşlardan itibaren çocuklarının şekerini kontrol ettirsin. Diyabet tedavisine ne kadar geç başlanırsa o kadar kötüdür." ifadelerini kullandı.

 

Onur Can'da diyabetin ortaya çıkmasının ardından tüm ailenin hatta yakınlarının da yemesine içmesine dikkat ettiğini aktaran Keskin, her yemeği oğluna özel yaptığını söyledi.

 

ÇOCUKLARINIZI DÜZENLİ VE SAĞLIKLI BESLEYİN

 

Baba Zeki Keskin ise Onur Can'ın doktorunun yeme içme sorunu nedeniyle diyabet olduğunu anlattığını söyledi. 4 yıl önce oğlundaki değişiklikleri fark ettikten sonra doktora gittiklerini anlatan Keskin, ailelere şu önerilerde bulundu:"Ailelere buradan bir baba olarak sesleniyorum. Düzenli, sağlıklı ve dengeli beslenmeyi alışkanlık haline getirsinler. Bir çocuk küçük yaşlarda nasıl başlarsa ilerleyen yaşlarda da alışkanlıklarına devam eder. Üç öğünü kesinlikle aksatmasınlar. Beslenme saatleri kesinlikle şaşmamalı. Sütü, yoğurdu, meyveyi hayatlarından eksik etmesinler.

 

(AA)

12 Şubat 2018 Pazartesi, 10:47
   YORUMLAR
   YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:



   DİĞER HABERLER
18.08.2018, 11:07 - Yunanlı askerlerin tahliyesi Edirne’ye yaradı
18.08.2018, 11:05 - Uyuşturucu bu hale getirdi
18.08.2018, 11:03 - Şifayı Edirne'de buldu
18.08.2018, 11:01 - “Kömür İşletmesi sağlığı bozdu”
18.08.2018, 11:00 - Edirne'de iki deprem
18.08.2018, 10:58 - İkramiyeler alınıyor
18.08.2018, 10:56 - Kapılar da gurbetçi ve TIR kuyruğu
18.08.2018, 10:53 - 1. ve 2. Deprem kuşağındayız
18.08.2018, 10:51 - T.Ü. Güzel Sanatlar'a yoğun İlgi
18.08.2018, 10:50 - T.Ü’ye yabancı öğrenci tercihi
18.08.2018, 10:47 - Vali, yapılan yolları denetledi
18.08.2018, 10:46 - Yabancı öğrencilerden Türk lirası desteği
17.08.2018, 10:56 - Kırmızı düdüğe dikkat
17.08.2018, 10:54 - Düveler sahiplerini buldu
17.08.2018, 10:53 - Bayram süresince ücretsiz
17.08.2018, 10:52 - Gururla dalgalanacak
17.08.2018, 10:50 - Öğrenci duyarlılığı
17.08.2018, 10:47 - Vali onayladı
17.08.2018, 10:45 - Canlı bağışlarınız huzurevine
17.08.2018, 10:43 - Kurbanın sayısal boyutu
CESARET
SONHABER 23 yaşında
ENEZ’DE FARKLI BİR GÜN
Esrarengiz seyahat
Kalp ağrısı
İslamda israf haramdır
ZOR YILLARDAN GEÇİYORUZ..
Çocuklarda Mahremiyet Eğitimi
© 2011
EdirneSonHaber.Net'in hosting hizmeti REFONA tarafından sağlanmaktadır.
xx