21-08-2018 | Bugünkü SONHABER
Asansörlere sıkı denetim Asansörlere sıkı denetim
Kömür yardımları başladı Kömür yardımları başladı
Enez’de yol çalışmaları sürüyor Enez’de yol çalışmaları sürüyor
Çölyak hastalarına destek Çölyak hastalarına destek
13 Şubat 2018 Salı, 12:35
“TBB Yasayla kurulmuştur”
Türkiye Barolar Birliği Edirne Barosu Delegeleri Av. Coşkun Molla ve Av. Mete Türkay birlikte basın açıklaması yaparak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Barolar Birliğine yönelik sözlerini doğru bulmadıklarını Barolar Birliğinin Bakanlar kurulu Kararı ile değil Yasayla kurulmuş olduğuna dikkat çektiler...

Türkiye Barolar Birliği Edirne Barosu Delegeleri Av. Coşkun Molla ve Av. Mete Türkay birlikte basın açıklaması yaparak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Barolar Birliğine yönelik sözlerini doğru bulmadıklarını Barolar Birliğinin Bakanlar kurulu Kararı ile değil Yasayla kurulmuş olduğuna dikkat çektiler.

 

YASAYLA KURULDU

 

Türkiye Barolar Birliği Edirne Barosu Delegeleri Av. Coşkun Molla ve Av. Mete Türkay,yaptıkları ortak açıklamada, “Geçtiğimiz günlerde Sayın Cumhurbaşkanınca başlatılan tartışma akabinde adında “Türk” ve “Türkiye” ifadesi geçen kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarının adlarındaki bu ifadenin kaldırılmasına yönelik açıklamalar kamuoyunda sıkça gündeme gelmekte ve tartışma konusu olmaktadır.

 

Bilindiği üzere, Edirne Barosu adına delegeleri olduğumuz Türkiye Barolar Birliği de bu kapsamda adının değiştirilmesi öngörülen kurumlardan biridir. Son muhtarlar toplantısında ise TBB’nin gereksizliği ve kapatılmasından söz edilmiştir.  Bizler Edirne Barosu mensubu avukat ve aynı zamanda sizler tarafından seçilmiş TBB Genel Kurul delegeleri olarak Sayın Cumhurbaşkanının açıklamalarını hukuk devleti adına doğru bulmuyor, hukukun üstünlüğünün gerçekleşmesini amaç edinen Türkiye Baroları ve TBB adına kaygı verici buluyoruz.

 

Türkiye Barolar Birliği, 1136 sayılı Avukatlık Yasası ile gerek varlığı gerekse adı güvencelenmiş, başta avukatların mesleki menfaatleri olmak üzere hukuk devleti ilkesini genel olarak koruma amacında olan, siyasi niteliği haiz olmayan bir mesleki kuruluştur. Bu anlamda öncelikle, belirtildiğinin aksine Birliğin adındaki Türkiye ifadesinin, Bakanlar Kurulu kararıyla değil, yasayla konulmuş ve korunmakta olduğunu anımsamak gerekir.

 

HUKUKUN DOĞRU UYGULANMASI ÖNCELİK

 

Bunun yanında; Baroların ve Birlik dıında avukatların menfaatini koruyan başka bir kurumun var olmayışının birçok nedeni vardır.Bu nedenler içinde öncelikle avukatlık mesleğinin ülkenin her köşesinde asgari bir kalite standardı ile sürdürülmesine yönelik pratik ihtiyaç bulunduğu gibi,Siyasi iradece de Cumhuriyetin her döneminde güçlendirilerek ilerletilen merkeziyetçi idare tercihinin hizmet bakımından yerinden yönetim kuruluşlarının yapısına yansıması da bulunmaktadır. Ayrıca, her avukat tek bir hukuk düzenine sahip üniter Devlet toprağında tekdüze biçimde var olan bu hukukun doğru uygulanmasını gözeterek çalışmaktadır. Bunun gereği olarak Türkiye’de 79bağımsız Baronun oluşturdukları TBB dışında başka bir oluşumun varlığına ülkemiz koşullarında pratik bir gereklilik yoktur.

 

Bunun yanında, her meslek kuruluşu gibi Türkiye Barolar Birliğinin de varlık nedeni siyasi tercihlere muhalefet etmek ya da destek vermek olmayıp; Birliğin işlevi avukatların mesleki çıkarlarını, hukukun doğru uygulanmasını ve hukuk devleti ilkesini sağlamaktır. Ülke çapında ve milletin her kesiminden gelen avukatların tümünün meslek içi demokrasi yoluyla temsil edildiği bir kurumun milliliği ve ülke çapında oluşu, tartışma konusu olamaz.

 

MESLEK İÇİ DİSİPLİNSİZLİĞE YOL AÇAR

 

Mevcut uygulama yerine, getirilmek istendiği belirtilen düzenleme; ülke çapında dernek statüsünde birden fazla birlik altında toplanmış birçok meslek örgütünün varlığını öngörmektedir. Böyle bir yaklaşım, avukatlık mesleğinin amacına ve meslek örgütlerinin istenenin tam aksine siyasileşmesine, mesleki menfaatleri aşan ekonomik, siyasi ve kişisel menfaat ortaklıkları çevresinde örgütlenen avukatların diğerlerini bastırmasına önayak olacak; meslek içi disiplinsizliğe yol açabilecektir.

 

Hâlihazırda gerekenin çok üstünde sayıda meslektaşımızın kötü koşullarda çalıştığı ve her geçen gün aramıza büyük umutlarla katılan nice genç meslektaşımızın olduğu mevcut düzende oluşan olumsuzluklar, birden fazla meslek örgütünün varlığı ile birleştiğinde yaygın etik ihlallere, avukatların kendi mesleklerini düzenleyen yasaya uymaması yönünde vatandaşta beklentilere yol açacak, sonuç olarak da vatandaşın hukuka kaliteli bir erişime sahip olmaması sonucunu doğuracaktır. Böyle bir düzenleme; mensuplarının dayanışma içerisinde hareket etmesi beklenen kamu hizmeti niteliğinde bir serbest meslek olan avukatlık mesleğinin ticarileşmesine zemin hazırlamaktadır.

 

TBB’NİN  ADININ DEĞİŞMESİ

 

Milletçe beraber yaşadığımız topraklarda meslektaşların kardeşliği, disiplini ve özerkliğini öngören bin yıllık Ahilik geleneğine aykırı olacak bu bakış açısı, aynı zamanda Anayasa’nın 10. Maddesinde düzenlenmiş yasa önünde eşitliği istisna, yasa önünde ikiliği kural haline getirip; yargının savunma ayağı olan bizlerin mesleklerini sağlıklı biçimde yerine getirmesine mevcut engellerin yanında bir büyük engel daha koyacaktır.

 

Şöyle ki, varlıklarına dair hiçbir tartışma yapılmayan esnaf ve tacirlerin odaları ve bunların ülke düzeyinde örgütlenmelerine dair hiçbir eleştiri getirilmezken; avukatlık mesleğinin serbest karakterine birleşik bir meslek örgütüne sahip olmak çok görülmemelidir. Her ne kadar avukatlık mesleğinin yüz yılı aşkın bir meslek örgütü geleneği bu topraklara yerleşmiş olsa da, 1969 yılından beri faaliyette olan Türkiye Barolar Birliğinin adını değiştirmek, ya da Birliğin hukuki varlığına son vermek, devletin devamlılığı ilkesi ve bu yöndeki beklentiye aykırı olacak, olmakla beraber; bir birikimin ve deneyimin Türk hukuk camiasına da katkısını kalıcı olarak bitirecektir.

 

SAYGINLIK BİTECEKTİR

 

Elbette, meslek kuruluşlarının işleyişine, güncel olaylara yaklaşımlarına, temsil makamlarının oluşumuna dair eleştiriler getirilmesi demokratik toplumlarda saygıyla karşılanacak eleştirilerdir; ancak meslek kuruluşlarının dahi rekabet içine sokulduğu bir toplumun demokratik olması düşünülemez.Dahası, avukatlık mesleği büyük ciddiyet gerektirdiği gibi sorumlulukla yapılan bir meslek örgütüne üyelik zorunluluğunun olmaması, daha önce belirtildiği gibi son tahlilde vatandaşlarımızın mağduriyetine yol açacağı gibi, mesleğimizin son zamanda büyük sekteye uğramış saygınlığını tamamen bitirecektir. Sonuç olarak, yapılması öngörülen düzenlemenin mevcut sorunları daha da büyüteceği ve gerek avukatların, gerekse toplumun tamamının zararına olacağı yönündeki görüşlerimiz sizlerle paylaşmak zorunda kaldık. Tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de yakın ve uzak tarihte siyasilerin neden olduğu kamusal veya özel tüm hukuksuzluklara ve yanlışlıklara karşı hukukun üstünlüğünü savunarak karşı duran, cesur ve bağımsız şekilde tavır sergileyen meslek grubu meslek örgütümüzün olduğu tartışmasız bir gerçektir.

 

SİYASİ HÜRRİYET

 

Bununla birlikte, olması gerektiği gibi, farklı görüşleri ve duruş sergileyen veya fikirleri olan meslektaşlara da aynı değerde önem veren ve fikirlerine saygı duyan demokratik bir meslek birliğidir. Türkiye Barolar Birliğinin ya da Baroların açıklamaları kimsenin hoşuna gitmek zorunda olmadığı gibi herkesten de bu düşünce açıklamalarına katılmalarını beklemek doğru değildir. Ancak biz avukatlar ve bağlı bulunduğumuz barolar hiçbir kaygımız olmadan meslek kuralları ve yasalar çerçevesinde, hukuk devleti gereği ve hukukun üstünlüğünün savunucuları olarak, düşüncülerimizi açıklamayı, başkalarının düşüncelerine katıldığımızı veya katılmadığımızı cesaretle ve özgürce beyan edebilecek kadar hoşgörülü ve deneyimliyiz. Bu deneyimden doğan medeni cesaretin, meslek örgütlerimizde başladığımız ve Barolar Birliğinin elli yıllık geçmişi boyunca demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti için verilen mücadelenin birikimi olup; Birlik lağvedilse de, Barolarımız kapatılsa da, başta vatandaşa karşı sorumluluğumuz çerçevesinde kuşaktan kuşağa aktarılması kaçınılmazdır. Barolarımızın ve TBB’nin mücadele kültürünü, olgunluğunu, siyaset üstülüğünü, tarafsızlığını, insan haklarını ve hukukun üstünlüğü davasına bağlılığını Cumhuriyet tarihi boyunca kanıtlamış meslektaşlarımızın kararlılığını, bugün faaliyet gösteren yüz binden fazla meslektaşımızın kazanımlarını koruma amacı hiçbir siyasi tasarrufla kırılamayacaktır, yok edilemeyecektir” denildi.

 

Harun Aker

13 Şubat 2018 Salı, 12:35
   YORUMLAR
   YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:



   DİĞER HABERLER
18.08.2018, 11:07 - Yunanlı askerlerin tahliyesi Edirne’ye yaradı
18.08.2018, 11:05 - Uyuşturucu bu hale getirdi
18.08.2018, 11:03 - Şifayı Edirne'de buldu
18.08.2018, 11:01 - “Kömür İşletmesi sağlığı bozdu”
18.08.2018, 11:00 - Edirne'de iki deprem
18.08.2018, 10:58 - İkramiyeler alınıyor
18.08.2018, 10:56 - Kapılar da gurbetçi ve TIR kuyruğu
18.08.2018, 10:53 - 1. ve 2. Deprem kuşağındayız
18.08.2018, 10:51 - T.Ü. Güzel Sanatlar'a yoğun İlgi
18.08.2018, 10:50 - T.Ü’ye yabancı öğrenci tercihi
18.08.2018, 10:47 - Vali, yapılan yolları denetledi
18.08.2018, 10:46 - Yabancı öğrencilerden Türk lirası desteği
17.08.2018, 10:56 - Kırmızı düdüğe dikkat
17.08.2018, 10:54 - Düveler sahiplerini buldu
17.08.2018, 10:53 - Bayram süresince ücretsiz
17.08.2018, 10:52 - Gururla dalgalanacak
17.08.2018, 10:50 - Öğrenci duyarlılığı
17.08.2018, 10:47 - Vali onayladı
17.08.2018, 10:45 - Canlı bağışlarınız huzurevine
17.08.2018, 10:43 - Kurbanın sayısal boyutu
CESARET
SONHABER 23 yaşında
ENEZ’DE FARKLI BİR GÜN
Esrarengiz seyahat
Kalp ağrısı
İslamda israf haramdır
ZOR YILLARDAN GEÇİYORUZ..
Çocuklarda Mahremiyet Eğitimi
© 2011
EdirneSonHaber.Net'in hosting hizmeti REFONA tarafından sağlanmaktadır.
xx