13-11-2018 | Bugünkü SONHABER
Düğün fotoğrafçısına ceza Düğün fotoğrafçısına ceza
OJO Optik açıldı OJO Optik açıldı
Bahçeşehir satrançta rakip tanımadı Bahçeşehir satrançta rakip tanımadı
Çorumlu kadın çiftçiler Edirne’de Çorumlu kadın çiftçiler Edirne’de
OLMAK

En önemli sermayenin zekâ, dikkat ve iffet olduğunu Atatürk’ün ağzından duyuyoruz ve vücut bulmuş haliyle Ebedi Reis-i Cumhurumuz ile gurur duyuyoruz. Kurduğu Cumhuriyet sayesinde her şeyi özgürce sorgulayabiliyor, vatandaşlık haklarımızı kullanabiliyoruz. Yakında demokrasi gereği bir seçim daha yaşayacağız. Unutmayalım kiGraham Brown’un dediği gibi; “Hayat seçimlerle ilgilidir. Bazılarından pişmanlık duyarız, bazılarından gurur duyarız. Bazıları ise sonsuza dek bizimle kalır. Mesaj şu ki, biz olmayı seçtiğimiz şeyiz.”

 

Hamlet’in “olmak ya da olmamak” sözü tartışıladursun ben “olmak” üzerine sorguluyorum bu aralar. Yani iradenin var olması, tanınıyor-tanımlanıyor olmasını…

 

Şanlı geçmişiyle gurur duyduğumuz Osmanlı İmparatorluğu girdiği savaşlardaki yenilgilerin etkisiyle her zamankinden daha aciz, her zamankinden daha çaresiz durumda olunca toprak bütünlüğünü bozacak anlaşmalar yapmak zorunda kaldı. Yani yok olmak tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. İşte o anda milletin potansiyelini, kişisel zekâ ve becerisiyle birleştiren bir lider ortaya çıktı. İmkânsız gibi görünen düşleri cesaretle gerçekleştirip 600 yıllık imparatorluğun küllerinden yeni bir devlet kurdu, cumhuriyet yönetimine kavuştuk. Artık “olmak” sırası Türkiye Cumhuriyeti Devletindeydi. Türkiye artık insanı önemseyen, insanın mutluluğunu önceleyen demokratik bir rejimle yönetilecek, halkını eğitip çağdaş uygarlıklar düzeyine çıkarmak için çalışacak, fakir bütçesini zenginleştirerek altyapı eksikliklerini tamamlayacaktı. Kısaca ümmet/reaya olmaktan millet olmaya adım atacaktı.

Türkiye’de millet olmayı ilk olarak bugünkü anlamıyla tarif eden Ziya Gökalp olmuştur. O’na göre millet: “dilce, dince, ahlâkça ve güzellik duygusu bakımından ortak olan, yani aynı terbiyeyi almış fertlerden meydana gelen bir topluluktur”. Böylece “ümmet” ve “millet” kavramları tek kelimede birleştirilmiş oluyor. Mustafa Kemâl Atatürk’ün millet tarifi ise şöyle: “Zengin hatıra mirasına sahip bulunan, beraber yaşamak hususunda ortak arzu ve olurda samimi olan, sahip olunan mirasın korunmasına beraber devam hususunda iradeleri ortak olan insanların birleşmesinden meydana gelen cemiyete millet adı verilir.” Katılıyorum, çünkü bizi bir arada tutan insani şahsiyetimiz etnik köken veya dini inancımızda değil, birlikte yaşama arzumuzdadır. Bu ülkenin adı Türkiye ise vatandaşlarına da “Türk” denir. Yine Atatürk’ün tanımıyla “Türkiye Cumhuriyetini kuran halka Türk milleti denir”. Türkçemizde –li eki ait olmak anlamıyla kelime türetmekte kullanıldığı için “Türkiyeli” de kabulüm. Ben Türkiye’de doğup-yaşama şansını yakalayan Türklerdenim ve ne mutlu diyerek göğsümü gere gere küçük yaştan bu yana and içenlerdenim. İnsan kanı birbirine benzer özellikler taşır. Türk olmak kanda değil, milletin için yaptıklarındadır. Doğru değilsen, çalışkan değilsen, küçüklerini korumuyor büyüklerini saymıyor, yurdunu özünden çok sevmiyorsan gerisi boş. 

 

“Cumhuriyetçilik, Türk Ulusunun; milli mücadele yıllarının başından itibaren ortaya çıkan padişahlığın monarşi mutlakıyet rejimine karşı duyduğu bir tepkinin sonucudur.” Cumhuriyetçi olmak, hukukun üstünlüğü ve kuvvetler ayrılığı gibi kavram ve ilkeleri, en önemlisi bağımsızlığı savunmaktır. Cumhuriyetçi devlet, hukuku tüm vatandaşlarına eşit uygular. Cumhuriyetçi insan da kendi istek ve çıkarlarını değil, milletin menfaat ve faydasını ön planda tutar.

 

İnsan olmak dedik, millet olmak dedik, cumhuriyetçi olmak dedik ama tam olmak dersen orada duracağız. Değişmeyen tek şeyin değişim olduğu bir dünyada hiç kimse veya somut hiçbir cisim tam olamaz. Cumhuriyeti korumak görevse, eksiklerini tamamlamak da boynumuzun borcu…

 

Kavuşturanların; başta Atatürk ve silah arkadaşları ile dönemin mebusları olmak üzere ebediyete intikal edenlerin ruhları şad olsun; şu anda emek verenlere rabbim sağlık güç versin.

 

Cumhuriyet, 95 yıllık şarkısın yüzyıl değil yüzyıllarca yıl söyleneceksin.

 

“Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.”M. Kemal ATATÜRK

 



» TÜM YAZILARI  
29 Ekim 2018 Pazartesi, 10:24 YORUM YAP / OKU YAZICIYA GÖNDER ARKADAŞINA GÖNDER FACEBOOK'TA PAYLAŞ TWITTER'DE PAYLAŞ ÖNCEKİ SAYFA
   YORUMLAR
   YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:



   DİĞER YAZILARI
29.10.2018, 10:24 - OLMAK
15.07.2018, 13:18 - ENEZ’DE FARKLI BİR GÜN
19.06.2018, 10:01 - BABAM DEYİNCE AKLIMA…
14.05.2018, 11:14 - ANNELER MELEKTİR
05.05.2018, 19:37 - HIDRELLEZ
09.03.2018, 16:37 - KADINLAR GÜZEL BİR DUADIR
14.02.2018, 11:21 - ESKİ BİR ÖYKÜ AMA HER ZAMAN YEPYENİ KALMASI MÜMKÜN
09.02.2018, 10:54 - NAM SALMIŞ EDİRNE BADEMİMİ GERİ İSTİYORUM
11.01.2018, 11:02 - 2018’E
19.12.2017, 11:12 - HAZIRLIKSIZ
Yazara ait tüm yazılar için tıklayınız   
ESNAF
SONHABER 23 yaşında
OLMAK
Esrarengiz seyahat
Kalp ağrısı
İslamda israf haramdır
Ah.. açamadık bu Eskiköy kapısını!
Çocuklarda Mahremiyet Eğitimi
    Atatürk'e hakarete tutuklama
    ‘Ata’mıza koştuk
    Huzurevi’nde Atatürk sergisi
    “Mirasının emanetçisiyiz” 
    Almanca öğretmenler gününe yoğun il
    Senfoni Orkestrası’ndan muhteşem ko
    “Kampüste Caz” Edirne’de
© 2011
EdirneSonHaber.Net'in hosting hizmeti REFONA tarafından sağlanmaktadır.